Keşfedilmemiş yerleri keşfetmek, kimsenin görmediği yerleri görmek ve bazen yalnızlığın acısını hissetmek bütün hücrelerime kadar…Kendimi bir buz dağının tam zirvesinde otururken düşünürüm bazen. Düşecek gibi olurum ve irkilirim. Uğuldayan rüzgâr hatırlatır evreni. Oradan düşüncelerim alır memleketteki toprak evimize götürür. Yine kar vardır dışarıda. Loş ışıklı bir salonda çaydanlığın cızırtısı ile karışan patates kokusu çocukluğumu yaşatır. Soğuktan acışan ellerimiz ısınır gürleyen sobayla.
Bayırlarda kayak yaptığımız ve düşüp bir yerlerimizi yaraladığımız anları hatırlarım çoğu.
Dağ yolundan giderken kekik kokan sulardan içtim, yalnız başıma bayır aşağı koştum, yüzdüm tohma çayında. Bağırdım ıssız vadilere. Toprak kokusunu hissettim sonuna kadar yağmur sonrası. Kurak toprak yakar ayakları. Bir yağmur damlası düşmeye görsün cızırtısı bile tozu bile şad eder ruhları. Kokusu ise bir ömre bedel…
H.E
1 yorum:
Hele birde dost yanında olduğunda gör sen uçsuz bucaksız yaylayı.Derin kuyulara korkusuzca inip kana kana su içmeyi.Sarı çiçek dağının zirvesinde esen rüzgarı.kekik kokulu vadilerde doyasıya bir iç çekmeyi...
Yorum Gönder